Kızmak ve aşırı öfke insanı hasta yapar!..

22/05/2024 Çarşamba Köşe yazarı H.Y

Hasta olmamak ve hastalıktan kurtulmak için, her şeye çok üzülmemeli, aşırı derecede asabîleşmemeli, öfkelenmemelidir. 

İslâmiyet ve sağlığımız -5-

 

Çok kızmak ve aşırı öfke insanı hasta yapar. Gadabın, sertliğin aşırı ve zararlı olmasına (Tehevvür), atılganlık denir. Tehevvür sâhibi hiddetli, sert olur. Bunun aksine kâzm, hilm, yumuşaklık denir. Halîm kimse, gadaba sebep olan şeyler karşısında kızmaz, heyecana gelmez. Korkak olan, kendine zarar verir. Gadaplı kimse ise, hem kendine, hem de başkalarına zarar verir. Tehevvür, insanın aklını giderir, küfre kadar götürür. Hadîs-i şerîfte, (Gadap, îmânı bozar) buyuruldu. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” dünya için gadaba geldiği görülmedi. Allah için gadaba gelirdi.

 

Gadap sâhibi, karşısındakinin de kendisine karşılık yapacağını önceden düşünmelidir. Gadaba gelen kimsenin sinirleri bozulur, kalb hastası olur. Bu bozukluk, dışına da sirâyet ederek, çirkin ve korkunç bir hâl alır.

 

Hasta olmamak ve hastalıktan kurtulmak için, her şeye çok üzülmemeli, aşırı derecede asabîleşmemeli, öfkelenmemelidir. İnsan bir şeye kızabilir. Bunun da ifratı ve tefriti vardır. Öfkenin aşırı olmasına saldırganlık denir. Saldırgan kimse, hiddetli olur, kendine ve başkasına zarar verir, bu hâl, insanı küfre kadar götürebilir. Hadis-i şerifte, (Öfkenin ifratı imanı bozar) buyuruldu. (Beyheki)

 

Öfkenin lüzumlu olanına şecaat [kahramanlık, yiğitlik], lüzumundan az olmasına da korkaklık denir. Şecaat orta yoldur. Şecaat hâlindeki öfke iyidir. İmam-ı Şafii hazretleri, (Şecaat gereken yerde, korkan kimse, eşeğe benzer) buyurdu. Kur’ân-ı kerimde mealen buyuruldu ki: (Ey Nebi, kâfirlerle [silahla] ve münafıklarla [öğütle, delille, belgeyle] cihad et, [öğüt de kâr  etmezse] onlara sert davran! Onların gidecekleri Cehennem, ne kötü yerdir.) [Tevbe 73, Tahrim 9]

 

Düşmanlara karşı korkaklık caiz değildir. Korkarak kaçmak, Allahü teâlânın takdirini değiştirmez. Korkak kimse, karısına, kızına karşı gayretsizlik ve hamiyetsizlik gösterir, onları koruyamaz. Zillete ve zulme boyun eğer, hainlik yapanı görünce susar.

 

Gadabı, öfkeyi yenmeye (kâzm) denir. Kâzm etmek çok sevaptır. Kâzm sâhibine, yani gadabını yenene, Cennet müjdelendi. Allah rızâsı için kâzım olan kimse, karşısındakini affedip, ona karşılık yapmaz ise, Allahü teâlâ onu çok sever, Cennetin, bunlar için hazırlanmış olduğunu bildirmiştir. Hadîs-i şerîfte, (Bir kimse, Allahü teâlânın rızâsı için gadabını defederse, Allah da, ondan azâbını defeder) buyuruldu.

 

İmâm-ı Gazâlî “rahime-hullahü teâlâ”, (Hilm sâhibi olmak, gadabını yenmekten daha kıymetlidir) buyurdu. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:

 

(Yâ Rabbî! Bana ilim ver, hilim ile zînetlendir, takvâ ihsân eyle! Âfiyet ile beni güzelleşdir.)