"Bu yaptığın doğru mu?"

26/06/2024 Çarşamba Köşe yazarı A.U

Ubeydullah-ı Ahrâr hazretleri, bir gün, fakir bir sevdiğine misâfir oldu.

 

Garip, üstâdını görünce çok sevindi...

 

Cennetle müjdelenmişti sanki...

 

Fakat bunun, genç ve güzel bir oğlu vardı ki, bilmiyordu bu zâtın kim olduğunu.

 

İlk defâ görüyordu zîra.

 

Bir kenara çekildi.

 

Ve suratını asıp oturdu.

 

Hiç ilgi göstermedi bu büyük velîye.

 

Ubeydullah-ı Ahrâr hazretleriyse aksine o genci çok sevdi ve kendine çekti onun kalbini.

 

Onun yanına gitti.

 

Kulağına eğilerek;

 

“Bu yaptığın doğru mu? Ben de senin yüzünü kara edeceğim, görürsün” buyurdu.

 

Sonra geri çekildi.

 

Ve yerine oturdu.

 

Az sonra genç, fırlayıp Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin önüne geldi.

 

Ve büyük bir edeple;

 

“Bir emriniz var mı efendim, emredin?” dedi.

 

Büyük velî;

 

“Bir sıcak çorba getir de içelim mâdem” buyurdu.

 

Delikanlı koştu.

 

Ve ocağı yaktı.

 

Çabuk yansın diye de durmadan üflemeye başladı ateşe.

 

Öyle ki; yüzü gözü “simsiyah” oldu is ve dumandan.

 

Ocak yanıp tutuşurken kalbi de bu zâtın muhabbetiyle yanıp tutuşmuştu.

 

Yüzü siyah olmuşsa da, kalbi nurlanmıştı o velînin sevgisiyle.

 

Nihâyet çorbayı ikrâm etti.

 

Çok himmetine kavuştu...

 

Ve bir daha ayrılmadı yanından.