Bakalım Allahü teâlâ ne gösterecek bize…
10/08/2022 Çarşamba Köşe yazarı V.T
Ebü'l-Hasan el-Harîrî,
nasihat etmek için talebelerinden biriyle zalim Moğolların yanına gider.
Ebü'l-Hasan el-Harîrî
hazretleri evliyanın büyüklerindendir. Havran'ın Benûz-Zeman aşiretindendir.
Küçük yaşta ilim öğrenmek için Şam'a gitti. Şeyh Ebû Ali Mağribî'nin
sohbetlerinde bulunarak, kemale geldi. 1247 (H.645) senesinde Şam'da vefat
etti. Çok kerametleri görüldü. Bunlardan bazıları şöyledir:
Moğol istilâsı
sırasında bir grup Moğol askeri Şam civarına gelip çok zulüm ve eziyet
yaptılar. Bu durum üzerine Ebü'l-Hasan el-Harîrî, talebelerinden birine;
"Gel seninle bu zalimlere gidelim!" dedi. O talebe çok korktu ve
"Efendim, onlar bize zarar verirler. Biz yalnızız ve bir şey dememiz
hâlinde, etrafa daha çok zarar verirler." dedi. Ebü'l-Hasan el-Harîrî
"Kalk gidiyoruz. Bakalım Allahü teâlâ ne gösterecek!" buyurarak,
bineğine bindi. Talebesiyle çadırların kurulu olduğu yere gitti. Onlar
Ebü'l-Hasan el-Harîrî'yi tanımadıkları hâlde, sultanları karşıladıkları gibi,
karşıladılar. Harîrî, heybet ve şiddetle onların karşılarına geçip, yaptıkları
zulme son vermelerini, iyi kimseler olmalarını nasihat etti ve her kelimeyi
söylerken, elindeki asasını yere vurarak tembihte bulundu. Reisleri bu sözler
karşısında bir şey diyemedi. Başını önüne eğdi. Daha sonra adamlarını alıp o
bölgeden uzaklaşıp gitti.
Büyük âlim Takıyyüddîn bin Salâh ile Ebü'l-Hasan el-Harîrî hazretleri bir yerde
bir araya geldiler. Harîrî "Misafirimize bir şey ikram etmemiz icap
eder." dedi. O anda oradan bir koyun sürüsü geçmeye başladı.
Talebelerinden birine "Git, yüz dirhem kıymetinde olan şu vasıftaki koyunu
al getir!" buyurdu. Orada bulunan Takıyyüddîn bin Salâh; "Herhâlde
Şeyh hazretleri beni imtihan etmek ister. Bu koyunun etini yemeyeceğim"
diye içinden geçirdi. Daha sonra sofra kuruldu. O esnada dışarıdan birisi geldi
ve "Bugün buradan bir koyun sürüsü geçti mi?" diye sordu. Oradakiler
"Niye soruyorsun?" dediklerinde "O sürüde yüz dirhem kıymetinde
bir koyunum vardı. Vasıfları şöyle şöyle idi. Ben onu Harîrî hazretlerine ve
sevdiklerine nezretmiştim" dedi. Oradakiler "Evet bahsettiğin
vasıftaki koyun, şu sofradaki koyundur" dediler. O kişi de
"Elhamdülillah koyun sahibini bulmuş!" dedi. O zaman Harîrî,
Takıyyüddîn bin Salâh'a nazar etti ve "Kişi daima hüsn-i zanda
bulunmalıdır" dedi. Takıyyüddîn bin Salâh "Tövbeler olsun, tövbeler
olsun!" deyip af diledi."