Muradına ermek için herkese hizmet et!..
14/11/2020 Cumartesi Köşe yazarı V.T
“İnsanlara hizmet ederken, aralarında fark gözetmekten sakının!.."
Edirneli Cemaleddin Efendi, Halveti tarikatının Uşşakiye kolunun ileri
gelen şeyhlerinden biridir. Edirne'de sülûkünü tamamladıktan sonra İstanbul'da
Eğrikapı dışında Savaklardaki dergâhta insanları irşad etti. 1164 (m. 1750)’de
vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:
“Bir kimse, ömrünün tamamından sadece bir gününü, fütüvvet sahibi olan
Allah dostlarından birine hizmet etmekle geçirse, bu hizmetinin bereketine ve
feyzine kavuşur. Bütün ömrünü, böyle olan kimselere hizmet ederek geçiren
kimsenin hâli nasıl olur? Varın bir mukayese edin!”
“Allahü teâlânın rızâsına kavuşmak için, O’nun beğendiği şeylerden
başkasını vesîle yapmayan kimselere müjdeler olsun! Çünkü, O’na kavuşmak için,
O’nun râzı olduğu şeylerden başka bir vesîle yoktur.”
“Dünyalık arzularına kavuşmak için dünyayı terk etmek, dünyâ sevgisinin
alametlerindendir.”
“İnsanlara hizmet ederken, aralarında fark gözetmekten sakının! Çünkü,
kendisine hizmet etmek için fark gözetilecek olanlar, geçip gitmişlerdir. Şimdi
öyle birisini bulmak çok zordur. Muradına kavuşmak istiyorsan ve maksadının da
elinden kaçıp gitmemesini arzu ediyorsan, herkese hizmet et!”
“Allahü teâlâ, kendisinin bilinip tanınmasına yarayan marifetlerden bir
miktarını her kuluna vermiştir. Ayrıca her kuluna ihsân etmiş olduğu marifetin
karşılığı kadar da, dert ve sıkıntı vermektedir. Nimet olarak bahsedilen bu
marifet, sıkıntılara tahammül etmesinde ona yardımcı olur.”
“İlim, insana Allah korkusunu kazandırır. İlim sahibi olan kimsenin
başkalarından korkusu gidip, kalbinde yalnız Allah sevgisinde hâsıl olan bir
bağlılık duygusu ile, huzûr ve sükûna kavuşur. Bu hâller ise, herkesin ilimdeki
derecesine göredir.”
“Resûlullah efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem), her zaman Allahü teâlâdan ümmetini istemiş, onlar için Allaha yalvarıp yakardığı kadar, kimse için yalvarmamıştır. Çünkü O, âlemlere rahmet olarak gönderilmişti. Ümmetine şefkat ve merhameti çoktu. Ümmetinden birinin günah işleyerek, Allahü teâlânın gazâbına uğrayabileceğini düşünerek çok üzülürdü. Nitekim cenab-ı Hak, Tevbe sûresi 128. âyetinde (Size, içinizden öyle bir Peygamber geldi ki, zahmet çekmeniz onu incitir ve üzer. Size çok düşkündür, müminlere çok merhametlidir. Onlara hep hayır diler) buyurmaktadır.”