"Beş gayb"ın mahiyeti...
22/03/2021 Pazartesi Köşe yazarı R.A
Bugün ultrasonla veya başka yolla çocuğun cinsiyetinin tespiti gayb
değildir. Bilinen bir şeyin gösterilmesidir.
Kur’ân-ı kerîmde buyurulmuştur ki:
“Kıyâmetin ne zaman kopacağını ancak Allah bilir. [Nereye, ne
zaman ve ne miktarda] yağmur yağdıracağını ve rahimlerde olanı da O
bilir. Hiç kimse, yarın [hayır ve şerden] ne kazanacağını ve
nerede öleceğini bilemez. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir, her şeyden
haberdârdır.” [Lokmân, 34]
Cebrâîl aleyhisselâm, Peygamberimizin huzûruna, insan sûretinde gelip
kıyâmetin ne zaman kopacağını sorunca, Resûlullah Efendimiz, ona: “Bu
husûsta, kendisine suâl sorulan, sorandan daha bilgili değildir. Bunlar
Allah’tan başka hiç kimsenin bilmediği beş husûstur. Kıyâmetin ne zaman
kopacağını ancak Allah bilir. Yağmuru o indirir, rahimlerde olanı O bilir.
Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını ve nerede öleceğini bilemez” buyurmuş,
Cebrâîl aleyhisselâm da “Doğru söyledin” diye cevap vermiştir. (Ebû
Dâvûd-Kurtubî) [Cibrîl hadisi diye meşhur olan hadîs-i şerîf,
Buhârî ve Müslim’in sahîhlerinde de vardır.]
Halîfe Mansûr, bir gece rüyâsında, ölüm meleğini görüp, ne kadar
yaşayacağını sorar. O da, beş parmağını gösterir. Tabîrcilerden kimi “beş
yıl”, kimi “beş ay”, kimi de “beş gün” yaşayacaksın
derler. İmâm-ı A’zam hazretleri, “Ölüm meleği, 'Ben bunu
bilmem. Bu, Lokmân sûresindeki bilinmeyen beş gaybdan biridir' demek
istemiştir” buyurur. (Medârik tefsîri)
Bazıları, “bu âyette beş gaybın bildirildiği söyleniyorsa da,
günümüzde yağmurun ne zaman yağacağı ve rahimdeki çocuğun cinsiyeti önceden
biliniyor” diyorlar.
Gayb nedir? Gaybın mâhiyeti doğru bir şekilde bilinirse, bu mesele gâyet
kolay anlaşılır. His organlarıyla, teknik bilgiyle, yani tecrübe ve hesapla
anlaşılamayan şeylere gayb denir. Meselâ Cennetin, Cehennemin ve
meleklerin varlığı böyledir. Bir çocuğun büyüyünce, iyi mi, kötü mü, âlim mi,
zâlim mi olacağı gibi şeyler akılla, teknikle bilinemez.
Bugün ultrasonla veya başka yolla çocuğun cinsiyetinin tespiti gayb
değildir. Bilinen bir şeyin gösterilmesidir. Âyet-i kerîmedeki “Ana
rahmindekini ancak Allah bilir” ifâdesi, sâdece cinsiyetle ilgili
değildir, “Çocuğun sağ-sâlim doğup doğmayacağı, saîd mi şakî mi, yani
Cennetlik mi Cehennemlik mi olacağı, ne işler yapacağı, nerede yaşayıp nerede
öleceği gibi daha pekçok husûsu ancak Allah bilir” demektir.
Çocuğun uzuvlarının bir cihâzla görülmesi, gayb değildir. Yahut anne karnı
ameliyâtla açılıp bakıldığında, çocuk erkek mi, kız mı diye
görülünce gayb bilinmiş olmaz. Karnını yarmayıp da, bir cihâzla veya
ultrasonla bilinirse, bu da gaybı bilmek olmaz. Âletlerle yağmurun
gelişini görüp, yarın yağmur yağacak diye tahmînde bulunmak da gaybı bilmek
değildir. Eve doğru gelen adamı pencereden görüp “Biri geliyor” demek,
gaybı bilmek olmaz. Yağmur bulutlarının geldiğini görmek de bunun gibidir.
Görmeden bilmek, gaybı bilmek olur. Bir duvarın arkasındaki şeyler, bize göre
gaybsa de, bir âletle görebiliyorsak, o gayb olmaktan çıkar.