Talebe, her işinde üstadına uymalıdır
12/03/2020 Perşembe Köşe yazarı V.T
Tasavvuf yolunda bulunan talebenin, sohbetin edeplerine uyması lazımdır.
Sadeddin Hamevî hazretleri büyük velilerdendir. Necmüddîn-i Kübrâ
hazretlerinden feyiz almıştır. Sadreddîn-i Konevî hazretleri ile de sohbet
etmiştir. (Mahbûbül-muhibbîn) kitabı meşhurdur. 650 [m. 1252] senesinde vefât
etti.
Bu mübarek zat, sohbetlerinde buyurdu ki: Tasavvuf yolunda bulunan
talebenin, sohbetin edeplerine uyması ve şartlarını gözetmesi lazımdır. Feyiz
yolu ancak bununla açılır. Bunlar gözetilmezse hiçbir şey elde edilemez.
Talebe, gönülden, her şeyi çıkarıp, bütün varlığı ile üstadına bağlanmalıdır.
Onun yanında, ondan izin almadan zikir yapmamalıdır. Onun yanında iken, ondan
başka hiçbir şeye bakmamalıdır. Bütün gücü ile ona bağlanıp oturmalıdır. Onun
yanında farz ve sünnet namazlardan başka namaz kılmamalıdır.
Bir sultanın vezîri, sultanın yanında iken, kendi elbisesine bakar. Eli ile
kuşağını düzeltir. O anda sultan ona bakıyordu. Kendinden başkası ile olduğunu
görünce onu azarlayarak, “Benim vezirim olasın da, benim karşımda elbisenin
kuşağı ile oynayasın. Buna dayanamam” diyerek onu azarlar...
Düşünmelidir ki, bu alçak dünyanın işleri için ince edeplere dikkat
edilince, Allaha kavuşturan işlerde edepleri tam ve olgun olarak gözetmenin
daha çok lazım olacağı anlaşılır. Kendi gölgesi, onun elbisesine veya gölgesine
düşmeyecek bir yerde durmaya veya oturmaya dikkat etmelidir. Onun namaz kıldığı
yere hiçbir zaman basmamalıdır. Onun abdest aldığı yerde abdest almamalıdır.
Onun kullandığı kapları kullanmamalıdır. Onun yanında bir şey yememeli,
içmemeli ve kimse ile konuşmamalıdır. Hiç kimseye, hiçbir yere bakmamalıdır. O
yok iken onun bulunduğu yere doğru ayak uzatmamalıdır. O yere doğru
tükürmemelidir. Onun her yaptığını, her söylediğini, yanlış görünse bile, doğru
ve iyi bilmelidir. O her şeyi ilham ile ve izin ile yapar. Bunun için, hiçbir
işine, bir şey söylenemez. İlhamında hata olsa bile, ilhamda yanılmak,
ictihadda yanılmak gibidir. Ayıplamak ve karşı gelmek caiz olmaz.
Her işte, yemekte, içmekte, elbise giymekte, yatmakta ve ibadetlerde, hep
üstadına uymalıdır. Namazı onun gibi kılmalıdır. Fıkhı, onun ibadetlerini
görerek öğrenmelidir.