Farzı, özürsüz yapmamak büyük günahtır!..
19/02/2024 Pazartesi Köşe yazarı V.T
Aklı başında olan kimse, gece gündüz kaza namazı kılarak azâptan kurtulmaya
çalışmalıdır!..
Debbağzâde Mustafa Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. On sekizinci
yüzyıl başlarında Rize'de doğdu. Burada ilim tahsiline başlayan Debbağzâde
Mustafa Efendi İstanbul'a geldi. Zamânının âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri
tahsil edip derin âlim olduktan sonra Fâtih Câmiinde ders okuttu. Sonra Mısır,
daha sonra Medîne-i münevvere kâdılığına getirildi. Emekli olunca İstanbul'a
gitti ve orada vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:
İlim iki kısımdır; biri îtikâda, biri de amele âit ilimdir. Îtikâd ile ilgili
olanı, Allahü teâlâyı sıfât-ı subûtiyye ve sıfât-ı selbiyesi ile muttasıf
bilmektir. Ameller üç çeşittir: Biri insanın isteyerek yaptığı işlerdir. Biri
istemediği hâlde yaptığı işler. Biri de istediği hâlde yapamadığı işlerdir. Bu
şöyle bir misâlle anlatılır:
Bir kimse çarşıdan ekmek almak istese bütün kuvvetleri ve hassaları ile bu
işe teşebbüs eder. Ayağı ile yürür, gözü ile görür, kulağı ile işitir, aklı ile
bilir. Hâsılı bütün âzâları ve hassaları ile hareket eder. Bunun netîcesi
yemektir. Yemek ise tabiî bir iştir. Yemekte hayvanlar ile müştereklik vardır.
O hâlde layık mıdır ki, yemek ve içmek için bu kadar önem verip de asıl maksada
isteyerek ve severek tam bir yönelişle bütün gücü ve kuvvetiyle ihtimam, gayret
ve cehd olunmasın. Bu dünyâda, insana bitmeyen bir vakit (ömür) verilmemiştir.
İnsan için bir ecel (belli bir ömür) vardır. Bu ecel (ömür) de herkese nasîb
değildir. Zîrâ büluğ çağına kadar olan zamânı saymadılar. Bir kimse büluğ
çağına erse, mâzî geçmiştir. Artık ona hiçbir sûretle ulaşılamaz. İstikbâlin
ise geleceği mâlum değildir. Yarına kavuşacağınızı kim kati olarak
söyleyebilir? O hâlde hayat, içinde bulunduğumuz andır. Vakit bu
nefestir...
Bir farzı, özürsüz olarak vaktinde yapmamak büyük günahtır. Vaktinden sonra
hemen kaza etmemenin de, büyük günah olduğu, kitaplarda yazılıdır. Farzın vakti
geçtikten sonra, bu farzı yapacak kadar zaman içinde bu farz özürsüz olarak
kaza edilmezse, geciktirme günahı bir misli artar. Bundan sonra, yine bu kadar
zaman içinde kaza etmezse, bir misli daha artar. Böylece, farzı yapacak kadar
zamanların herbiri geçtikçe, günahlar, kat kat artarak, sayılamayacak ve
düşünülemeyecek kadar çoğalır. Bir farzın kazası özürsüz olarak yapılmayınca,
günahı böyle artıyor. Îmanı olan ve aklı başında olan kimsenin, gece gündüz
kaza namazı kılarak, Cehennemdeki namaz kılmamak azâbından kurtulması için
çalışması lâzımdır.