Kendisine üstâd arayan genç...

24/05/2024 Cuma Köşe yazarı A.U

Bağdat evliyâsından Ebû Bekr-i Şiblî hazretleri, gençliğinde bir üstâd ararken Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerini bulup girdi hizmetine.

 

Aradığını bulmuştu.

 

Üstâdı da aradığına kavuşmuştu.

 

Nitekim Ebû Bekr-i Şiblî'yi gördü.

 

Ondaki kabiliyeti sezdi.

 

Ve ilk vazîfeyi verdi.

 

“Git, çıra sat!”

 

O da cân-ü gönülden;

 

“Başüstüne efendim” dedi.

 

Bir sene müddetle çıra sattı.

 

Sonra üstâdına gelip;

 

“Bana başka emriniz var mı efendim?” diye sordu.

 

Büyük velî ona baktı.

 

İlerlediğini anlayıp;

 

“Gel, bir sene de yanımda hizmet et” buyurdu.

 

Ebû Bekr-i Şiblî sevindi...

 

“Başüstüne” dedi.

 

Bir yıl da üstâdına hizmet etti.

 

Bir sene böyle geçti...

 

Hocası onu çağırıp;

 

“Ey Şiblî! Hâlin nasıl? Hâlâ kendi nefsinde bir varlık görüyor musun?” diye sordu.

 

O da cevâben;

 

“Yüksek himmetinizle nefsim zelîl oldu. Sâyenizde bir hâle geldi ki, kendini başkalarından aslâ üstün görmüyor” diye arz etti.

 

Büyük velî sevindi...

 

Ona sevgiyle bakıp;
“Mâdem nefsini zelîl ettin, bu yola girmek için artık ehil olmuşsun. Zîra tasavvufta ilk adım, nefsini hiç görmektir. Kendisinde bir zerre varlık gören bir kimse, bu yolda yükselemez” buyurdu.