Çok yemek hastalık sebebidir

15/05/2024 Çarşamba Köşe yazarı H.Y

İslâmiyet her işte orta yolu tutmaktır. Çok yemek ifrattır, gerekenden az yemek tefrittir. İhtiyaç kadar yemek vasattır.

 

 İslâmiyet ve sağlığımız-4-

 

Hastalık sebeplerinden biri de çok yemek ve içmektir. Hadîs-i şerîfte, (İyiliklerin başı açlıktır. Kötülüklerin başı tokluktur) buyuruldu. Yemeğin tadı, açlığın çokluğu kadar artar. Tokluk, unutkanlık yapar. Kalbi kör eder, alkollü içkiler gibi, kanı bozar. Açlık, aklı temizler, kalbi parlatır. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: (Çok yiyeni, çok içeni Allahü teâlâ sevmez!) 

 

Çok yemek, hastalıkların başı, az yemek, yani perhîz etmek ilâçların başıdır. İlâç kullanmak ve perhîz yapmak sünnettir. Vâcib ve farz olduğu yerler de vardır.

 

İslâmiyet her işte orta yolu tutmaktır. Çok yemek ifrattır, gerekenden az yemek tefrittir. İhtiyaç kadar yemek vasattır. Hadis-i şerifte, (Çok yiyip içmek hastalıkların başıdır) buyuruldu. [Dâre Kutni] 

 

Yiyip içmekte, aşırılıktan kaçmak, orta yolu tutmak gerekir. Midenin üçte biri yemeklere, üçte biri içeceklere ayrılmalıdır. Üçte biri hava payı, yani boş olmak en aşağı derecedir. En iyi derece, az yemek ve az uyumaktır. (Teshîl-ül-menâfi’) isimli tıp kitabında da diyor ki: "Yemek vakitleri olarak en faydalısı, iki gün ve iki gecede üç kere yemektir." Yani, her gün üç kere değil, iki günde üç kere yemelidir. Yani, "sabah, akşam, öğle, sabâh.." şeklinde yemelidir.

 

Büyük âlim ve velî  İmam-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki:

 

"Gençlik çağının kıymetini biliniz. Bu kıymetli günlerinizde İslâmiyet bilgilerinizi öğreniniz ve bu bilgilere uygun yaşayınız. Kıymetli ömrünüzü faydasız, boş şeyler arkasında, oyun ve eğlence ile geçirmemek için uyanık olunuz. İnsanlar riyâzet deyince, açlık çekmeyi ve oruç tutmayı anladılar. Hâlbuki, dinimizin emrettiği kadar yemek için dikkat etmek, binlerce sene nâfile oruç tutmaktan daha faydalıdır. Bir kimsenin önüne tatlı, lezzetli yemekler konsa, iştihâsı olduğu hâlde ve hepsini yemek istediği hâlde, dinimizin emrettiği kadar yiyip, fazlasını bırakması, şiddetli bir riyazettir ve diğer riyazetlerden çok üstündür."             

 

Evliyânın büyüklerinden Ebû Süleymân-ı Dârânî “kuddise sirruh” buyurdu ki: "Helâlden bir lokma az yemeyi, akşamdan sabaha kadar namaz kılmaktan daha çok severim. Çünkü, mîde dolu olunca, kalbe gaflet basar. İnsan Rabbini unutur."

 

Sevgili Peygamberimiz, Rûm imparatorunun kendisine hediye olarak gönderdiği doktora şöyle buyurmuşlardı ki:

 

(İslâm dini, hasta olmamak yolunu göstermiştir. Eshâbım temizliğe çok dikkat eder. Acıkmadıkça bir şey yemez ve sofradan, doymadan önce kalkar.) 

 

Hasta olmamak ve hastalıktan kurtulmak için, dört şey yapmak lâzımdır: 1- Fazla yememeli, 2- Alkollü içkileri hiç içmemelidir. 3- Üzülmemeli, asabîleşmemeli, 4- Vücûdu, eşyası, yiyecekleri temiz olmalıdır.          

 

Zaten, "İnsanın belli bir yaştan sonra yediği 'zarar', yemediği 'kâr'dır" demişler. Başka bir atasözünde de diyor ki: "Az yiyenin hekimle, düz gidenin hâkimle işi olmaz." Bunu Âzerîler de şöyle ifade ediyorlar: "Az yiyerem hekimle işim olmaz/Düz giderem hâkimle işim olmaz."