İktisat, rahat geçimin yarısıdır
09/08/2023 Çarşamba Köşe yazarı H.Y
Müslümanın, hiçbir zaman
vazgeçemeyeceği hayat düsturlarından biri de, işlerinde istihâre, istişâre ve
iktisat etmesidir. Bu hususta sevgili Peygamberimiz şöyle buyurdular: (İstihâre
eden, mahrum kalmaz. istişâre eden, pişman olmaz. İktisat eden, darlık çekmez) [Taberani].
Bunun için her Müslüman, yapmayı düşündüğü mühim bir
işi için önce istihâre yapmalı,
sonra yapacağı işini mutlaka bir bilene sormalı, onlara
danışarak, işin ehli ile istişâre ettikten
sonra karar vermelidir. Malını ve vaktini asla israf etmemeli, bu hususta azami
derecede iktisada riâyet etmelidir. İstihare ve istişare hakkında,
bundan önce iki makalemizde geniş açıklamalarda bulunmuştuk.
İsraf ile cimriliğin ortasına, iktisat veya cömertlik denir. İktisat,
ayağını yorganına göre uzatmaktır. Kimseye muhtaç olmadan, başkasına el açmadan
yaşamaya çalışmaktır. Geçim hayatında tutumluluk başka, cimrilik başkadır.
Kazancında, gelen ile gideni dengelemektir.
Malı, dinin ve mürüvvetin uygun görmediği yerlere dağıtmaya israf denir. Mürüvvet, faydalı
olmak, iyilik yapmak arzusudur. Dine uymayan israf, haramdır. Mürüvvete uymayan
israf tenzihen mekruhtur. İsraf, malı helak etmek, faydasız hâle getirmek,
faydalı olmayacak şekilde sarf etmektir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(İktisat
eden zenginleşir, israf eden fakirleşir.) [Bezzar]
(İktisat eden, sıkıntı çekmez.) [Taberânî]
(Kurtarıcı
üç şeyden biri, varlıkta, yoklukta, zenginlikte, fakirlikte, iktisada riayet
etmektir.) [Beyheki]
(Tedbirli
olmak, geçimin yarısıdır.) [Deylemi]
(Kıyamette
herkes, şu dört suale cevap vermedikçe hesaptan kurtulamaz: 1- Ömrünü nasıl
geçirdi? 2- İlmi ile nasıl amel etti? 3- Malını nereden, nasıl kazandı ve
nerelere harcadı? 4- Cismini, bedenini nerede yordu, hırpaladı?) [Tirmizi]
İsraf, cimrilikten
daha kötüdür. Dinimizde abes, lüzumsuz şeyleri yapmak, caiz değildir.
Mesela boş ve lüzumsuz yere bir şeyler karalamak, israf ve abestir. Burada
birkaç israf vardır. Zaman, emek, enerji, kâğıt, kalem, mürekkep. Hepsinden
mühimi de faydalı bir şeyle meşgul olunmamak... Eğer dünyadaki herkesin boşa
harcadığı zaman, enerji ve emek hesaplansa, dünyada açlık ve yokluk içinde
kıvranan milyonlarca insanın ihtiyaçlarına kâfi gelebilecek zaruri meta
üretilebilirdi.
Allahü teâlâ, semavi dinlerin hepsinde kötü bir huy olan israfı
yasak etmiştir. İsrafın her dinde yasaklanması, insanların saadeti ve
refahı içindir. Dinimizde cimriliğin daha çok kötülenmesi, insanlardan çoğunun
mal biriktirmeye meyilli olmasındandır. İsrafın kötülüğünü göstermek için,
Allahü teâlâ buyuruyor ki: (Yiyin, için, fakat israf etmeyin!
Allahü teâlâ israf edenleri elbette sevmez.) [Araf 31]